| You’ve been my golden best friend |
| Sen benim altından en iyi arkadaşım oldun |
| Now with post-demise at hand |
| şimdi elimde vefat postanla |
| Can’t go to you for consolation |
| Teselli için sana gelemedim |
| Cause we’re off limits during this transition |
| Çünkü bu geçiş sırasında sınırları aştık |
| This grief overwhelms me |
| Bu üzüntü beni bunaltıyor |
| It burns in my stomach |
| Midemde yanıyor |
| And I can’t stop bumping into things |
| Ve bazı şeylere vurmamı engelleyemiyorum |
| I thought we’d be simple together |
| Beraber basit olacağımızı düşünmüştüm |
| I thought we’d be happy together |
| Beraber mutlu olacağımızı düşünmüştüm |
| Thought we’d be limitless together |
| Beraber engelsiz olacağımızı düşünmüştüm |
| I thought we’d be precious together |
| Beraber değerli olacağımızı düşünmüştüm |
| But I was sadly mistaken |
| Ama ne yazık ki yanılmışım |
| You’ve been my soulmate and mentor |
| Sen benim ruh arkadaşım ve danışmanım olacaktın |
| I remembered you the moment I met you |
| Seninle tanıştığım anda seni hatırladım |
| With you I knew god’s face was handsome |
| Seninleyken tanrının yüzü yakışıklıydı |
| With you I suffered an expansion |
| Seninleyken büyümenin acısını çektim |
| This loss is numbing me |
| Bu kayıp beni hissizleştiriyor |
| It pierces my chest |
| Göğsüme nüfuz ediyor |
| And I can’t stop dropping everything |
| Ve herşeyi düşürmemi durduramıyorum |
| I thought we’d be sexy together |
| Beraberken seksi olacağımızı düşünmüştüm |
| Thought we’d be evolving together |
| Beraber gelişeceğimizi düşünmüştüm |
| I thought we’d have children together |
| Çocuklarımızın olacağını düşünmüştüm |
| I thought we’d be family together |
| Beraber aile olacağımızı düşünmüştüm |
| But I was sadly mistaken |
| Ama ne yazık ki yanılmışım |
| If I had a bill for all the philosophies I shared |
| Bütün paylaştığım felsefelerim için bir faturam olsaydı |
| If I had a penny for all the possibilities I presented |
| Bütün sunduğum şanslar için bir sentim olsaydı |
| If I had a dime for every hand thrown up in the air |
| Eğer her ellerimi tukarı kaldırışım için 10 sentim olsaydı |
| My wealth would render this no less severe |
| Zenginliğim bu az sertliği geri vermezdi |
| I thought we’d be genius together |
| Beraber dahi olacağımızı düşünmüştüm |
| I thought we’d be healing together |
| Beraber birbirimizi iyileştireceğimizi düşünmüştüm |
| I thought we’d be growing together |
| Beraber büyüyeceğimizi düşünmüştüm |
| Thought we’d be adventurous together |
| Beraber maceracı olacağımızı düşünmüştüm |
| But I was sadly mistaken |
| Ama ne yazık ki yanılmışım |
| Thought we’d be exploring together |
| Beraber keşfedeceğimizi düşünmüştüm |
| Thought we’d be inspired together |
| Beraber birbirimize ilham vereceğimizi düşünmüştüm |
| I thought we’d be flying together |
| Beraber uçacağımızı düşünmüştüm |
| Thought we’d be on fire together |
| Beraber ateşli olacağımızı düşünmüştüm |
| But I was sadly mistaken |
| Ama ne yazık ki yanılmışım |
| Simple Together Çeviri, AkorMerkezi.com'da yayınlanmıştır. |