| I hear your heart cry for love, Kalbinin aşk için ağladığını duyuyorum But you |
| won�t let me make it rig |
| ht. Ama bunu yoluna koymama izin vermiyorsun You were hurt, but I decided, |
| İncindin, ama karar verdim That you |
| were worth the fight. Senin uğruna savaşmaya değdiğine Every night, you lock up, |
| Her gece, kendini kilitliyor |
| sun You won�t let me come inside. İçeri girmeme izin vermiyorsun But the look |
| in your eyes, Ama gözleri |
| ndeki bu bakış As I can turn the tide. Sanki bunu düzeltebilirim In your heart, |
| in your heart, in your heart, |
| Kalbine, kalbine, kalbine I can tell you can fit one more. Eminim bir kişiyi |
| daha sığdırabilirsin In your hea |
| rt, in your heart, in your heart, Kalbinde, kalbinde, kalbinde I don�t care who |
| was there before. daha |
| önce kimin olduğu umrumda değil I hear your heart call for love, |
| Kalbinin aşka çağrısını duyuyorum Then you a |
| ct like there�s no room. Sonra sanki orada oda yok gibi davranıyorsun Room for |
| me, or anyone, Benim içi |
| n, yada hiç kimse için �Don�t disturb� is all I see. �Rahatsız etmeyin� tüm |
| gördüğüm Close the door, turn the key, Kapıyı kapat, anahtarı çevir, |
| On everything that we could be. Olabildi |
| ğimiz herşeye If loneliness would move out, Yalnızlık eğer buradan taşınırsa |
| I�d fill the vacancy. Boşl |
| uğu ben dolduracağım In your heart, in your heart, in your heart, Kalbindeki, |
| kalbindeki, kalbindeki, kalbinde |
| ki, In your heart, in your heart, in your heart. Kalbindeki, kalbindeki, |
| kalbindeki, kalbindeki. This ainA |
| 533;t the Heartbreak Hotel, Burası Kırık Kalpler Oteli değil Even though I know |
| it well. Onu çok iyi tanısam d |
| a Those no shows, they sure tell, Bunu göstermeyenler, eminim fark ederler In |
| the way you hold yourself. Kendi |
| ni tutma şeklinden Don�t you fret, should you get, Huysuzlanma, bir başka |
| Another cancellation. İptal a |
| lmalı mısın Give me a chance I�d make a, Bana bir şans ver ben Permanent |
| reservation. Kalıcı bir rezerv |
| asyon yaptıracağım. In your heart, in your heart, in your heart, Kalbine, |
| kalbine, kalbine I can tell you can |
| fit one more. Eminim bir kişiyi daha sığdırabilirsin Open up make a brand new |
| start, Hadi başla yepyeni bir b |
| aşlangıç yap I don�t care who�s stayed before. Orada daha önce kimin kaldığı |
| umrumda değil I he |
| ar your heart call for love, Kalbinin aşka çağrısını duyuyorum Then you act |
| like there�s no room. Sonra |
| sanki orada oda yok gibi davranıyorsun Room for me, or anyone, Benim için, |
| yada hiç kimse için �Don |
| 5533;t disturb� is all I see. �Rahatsız etmeyin� tüm gördüğüm Close the door, |
| turn the ke |
| y, Kapıyı kapat, anahtarı çevir, On everything that we could be. |
| Olabildiğimiz herşeye If loneliness would mov |
| e out, Yalnızlık eğer buradan taşınırsa I�d fill the vacancy. Boşluğu ben |
| dolduracağım In your heart, i |
| n your heart, in your heart, Kalbindeki, kalbindeki, kalbindeki, kalbindeki, |
| In your heart, in your heart, in |
| your heart. Kalbindeki, kalbindeki, kalbindeki, kalbindeki When I, talk to you, |
| on the phone, Telefonda konuş |
| tuğumda seninle Listen close. İyi dinle I hear your heart call for love, |
| Kalbinin aşka çağrısını duyuyorum Th |
| en you act like there�s no room. Sonra sanki orada oda yok gibi davranıyorsun |
| Room for me, or anyone, B |
| enim için, yada hiç kimse için �Don�t disturb� is all I see. �Rahatsız |
| etmeyinA |
| 533; tüm gördüğüm Close the door, turn the key, Kapıyı kapat, anahtarı çevir, |
| On everything that we could be. |
| Olabildiğimiz herşeye If loneliness would move out, Yalnızlık eğer buradan |
| taşınırsa I�d fill the vacan |
| cy. Boşluğu ben dolduracağım In your heart, in your heart, in your heart, |
| Kalbindeki, kalbindeki, kalbindeki, |
| kalbindeki, In your heart, in your heart, in your heart. Kalbindeki, kalbindeki, |
| kalbindeki, kalbindeki |
| Heart Vacancy Çeviri, AkorMerkezi.com'da yayınlanmıştır. |