| The sun goes down |
| Güneş batarken |
| The stars come out |
| Yıldızlar çıkıyor |
| And all that counts |
| Ve bütün bu değerler |
| Is here and now |
| Burada ve şimdi |
| My universe will never be the same |
| Evrenim asla aynı olmayacak |
| I’m glad you came |
| Sen geldiğin için mutluyum |
| You cast a spell on me spell on me |
| Sen benim üzerimde büyü oluşturuyorsun, benim üzerimde büyü |
| You hit me like the sky fell on me fell on me |
| Sen üzerime gökyüzü düşmüş gibi bana vuruyorsun, üzerime düşmüş gibi |
| And I decided you look well on me well on me |
| Ve karar verdim bana iyi bakıyorsun, bana iyi bakıyorsun |
| So let’s go somewhere no-one else can see you and me |
| Haydi kimsenin göremediği bir yere gidelim, sen ve ben |
| Turn the lights out now |
| Şimdi ışıkları kapatın |
| Now I’ll take you by the hand |
| Şimdi seni elimle götüreceğim |
| Hand you another drink |
| Elimle başka bir şey içireceğim |
| Drink it if you can |
| İç eğer içersen |
| Can you spend a little time |
| Birazcık zaman verebilir misin, |
| Time is slipping away from us so stay |
| Zaman bizden kayıyor bu yüzden bekle, |
| Stay with me I can make |
| Benimle kal. Yapabilirim, |
| Make you glad you came |
| Yapacağım geldiğin için mutluyum |
| The sun goes down |
| Güneş batarken |
| The stars come out |
| Yıldızlar çıkıyor |
| And all that counts |
| Ve bütün bu değerler |
| Is here and now |
| Burada ve şimdi |
| My universe will never be the same |
| Evrenim asla aynı olmayacak |
| I’m glad you came |
| Sen geldiğin için mutluyum |
| You cast a spell on me spell on me |
| Sen benim üzerimde büyü oluşturuyorsun, benim üzerimde büyü |
| You hit me like the sky fell on me fell on me |
| Sen üzerime gökyüzü düşmüş gibi bana vuruyorsun, üzerime düşmüş gibi |
| And I decided you look well on me well on me |
| Ve karar verdim bana iyi bakıyorsun, bana iyi bakıyorsun |
| So let’s go somewhere no-one else can see you and me |
| Haydi kimsenin göremediği bir yere gidelim, sen ve ben |
| Turn the lights out now |
| Şimdi ışıkları kapatın |
| Now I’ll take you by the hand |
| Şimdi seni elimle götüreceğim |
| Hand you another drink |
| Elimle başka bir şey içireceğim |
| Drink it if you can |
| İç eğer içersen |
| Can you spend a little time |
| Birazcık zaman verebilir misin, |
| Time is slipping away from us so stay |
| Zaman bizden kayıyor bu yüzden bekle, |
| Stay with me I can make |
| Benimle kal. Yapabilirim, |
| Make you glad you came |
| Yapacağım geldiğin için mutluyum |
| The sun goes down |
| Güneş batarken |
| The stars come out |
| Yıldızlar çıkıyor |
| And all that counts |
| Ve bütün bu değerler |
| Is here and now |
| Burada ve şimdi |
| My universe will never be the same |
| Evrenim asla aynı olmayacak |
| I’m glad you came |
| Sen geldiğin için mutluyum |
| I’m glad you came |
| Sen geldiğin için mutluyum |
| So glad you came |
| Bu yüzden geldiğin için mutluyum |
| I’m glad you came |
| Sen geldiğin için mutluyum |
| I’m glad you came |
| Sen geldiğin için mutluyum |
| The sun goes down |
| Güneş batarken |
| The stars come out |
| Yıldızlar çıkıyor |
| And all that counts |
| Ve bütün bu değerler |
| Is here and now |
| Burada ve şimdi |
| My universe will never be the same |
| Evrenim asla aynı olmayacak |
| I’m glad you came |
| Sen geldiğin için mutluyum |
| Glad You Came Çeviri, AkorMerkezi.com'da yayınlanmıştır. |